Saç Lazeri

Saç Lazeri pratikte başarı ile uygulanmaktadır. Kimlerin Lazer tedavisi için ugun olduğu ve tedavi protokolleri doktorlar tarafından belirlenmektedir. Saç dökülmesi temel sebepleri ve Saç lazerinin bunu nasıl önlediğine dair çeşitli mekanizmalar tanımlanmıştır. Fotobiyoloji ve fotobiyoterapi oldukça kompleks konulardır ve altta yatan mekanizmalar hakkında hala çalışılmaktadır.

Saç lazerinin saçlar üzerindeki etkileri multifaktöriyaldir. Örneğin tedavinin ilk aşamalarında bazı hastalarda sebum artışı gözlemlenmiştir. Bu artış daha sonra normale dönmektedir. Bu anlamsız gelebilir ama her iki cinsiyette de saçsız kafa derisi saçlı kafa derisine göre daha fazla yağlı görünür. Bu gözlem mikroorganizmalar, değiştirilmiş sebum lipidleri ve oksidanların kelliği arttırdığı gibi bir teori üzerinde çalışılması gerektiğini göstermektedir.

Saç Lazeri Tedavisi

Teoride lazer tedavisi ile değişen sebum sekresyonu ile sebumdaki 5alfa reduktaz enzimi değişmektedir. Bu sayede saç lazeri bir teoriye göre testesteronun daha etkili bir formu olan dihidrotestesterona dönüşmesi üzerinde etki etmektedir.

Diğer bir mekanizma da saçlı derinin sinirleri ile olan etkileşimdir. Papillada sinir ve damarlar vardır. Bu yapılar saça keratin yapımı için oksijen ve glukoz sağlarlar. Supraorbital ve büyük oksipital sinirlerin hem bayan, hem de erkeklerde saç dökülmesini etkilediği düşünülmektedir. Gergin ve sinir duyarlı saçlı deri kel hastalarda oldukça sık görülür. Saça lazer ile yapılan birkaç tedaviden sonra daha elastik bir deri elde edilir. Saçlara lazer tedavisi esnasında bu sinirlerin uyarılmasından dolayı bazı hastalar karıncalanma hissetmektedirler. Burunda hissedilen karıncalanmanın trigeminal sinirin uyarılmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Saç mezoterapisi uygulama aşaması devam ederken ve tedavinin her aşamasında ek olarak tatbik edilebilir.

Doku kültürü hücrelerine saç lazeri uygulanması ile ışığın fotonları ışığa duyarlı enzimler tarafından absorbe edilmektedir. Görünür dalga boyundaki kırmızı ışık mitokondri tarafından emilirken ultraviole ışık hücre membranı tarafından emilmektedir. Memeli hücrelerde bu değişiklik hücre geçirgenliğini arttırır. Bu sayede hücre ATP ve DNA üretimi artmaktadır. Hücre memebranı tarafından emilen fotonlar membran stabilitesini ve ATP bağımlı Na/K pompasının aktivitesini arttırmaktadır. Bu sayede hücrenin genel metabolizması kuvvetlendirilmiş olur.

Doku seviyesinde saç lazerinin kollojen ve epitelyum yapımını ve yeni kapiller hücre yapımını arttırdığı gösterilmiştir. Dolayısı ile kapiller yataktaki kapiller damar yoğunluğu artmaktadır. Aynı zamanda skar dokuda bir azalma da gözlemlenir. Bu tedavi sonrası ağrının ve enflamasyonun azalması sinir rejenerasyonunu stimule eder. Kaslarda bir gevşeme olur. Lazer ışığı bağışıklık sistemi cevabını da arttırmaktadır.

Kırmızı ışık hücre içi ATP üretimini arttırarak hücre içi enerjiyi yükseltirken hücre sağlığını da korumuş olur. Normal hücrelerdeki artmış enerji komşu hücrelerin de yara iyileşme sürecinde olduğu gibi bölünme, rejenerasyon ve çoğalmasını sağlar. lazerle anormal dokulardaki hücrelerdeki aktive ederek yara iyileşmesi sürecini yeniden başlatır. uygulama fotonları hücre içi enzimleri aktive ederek dokuları normalleştirirler. Hücre içinde aktive edilmiş bir enzim kimyasal bir reaksiyonu tetikleyerek daha fazla enzimin aktive olmasını sağlar. Saç lazerinin normal dokularda bir etkisi yoktur. Saç lazeri ışığındaki fotonlar sadece anormal dokulardaki, kendilerine ihtiyaç duyan hücreler tarafından emilirler. Saç ekimi 3.aydan sonra uygulanmaya başlanabilir, ekilen saçların da gelişimine ve hızla çıkmasına neden olacaktır.

Erkek tipi kellik ve inflamasyon beraber görülmektedir. Bazılarına göre inflamasyon saç dökülmesini başlatan bir prosestir. Bazıları da saç dökülmesine yol açan prosesin aynı zamanda inflamasyona da yol açtığını söylemektedirler. En azından alopesi areatada saç kökünün çevresinde gelişen inflamasyon saç köklerini küçülttüğü bilinmektedir.lazerin etkisi bu enflamasyonu önlemektedir.